Eşitlik Miti ve Bozkırın Gerçekleri: İslamiyet Öncesi Türklerde Sınıfsal Ayrım Yok Muydu?
Tarih yazıcılığında İslamiyet öncesi Türk toplumları değerlendirilirken sıklıkla romantik bir yaklaşıma düşülür. Genel kabul gören geleneksel söylem; bozkır kültürünün göçebe yapısı gereği toprağa dayalı özel mülkiyetin gelişmediğini, dolayısıyla Avrupa tipi bir feodalizmin veya belirgin bir sınıfsal ayrışmanın yaşanmadığını iddia eder. "Herkesin eşit olduğu, sınıf çatışmasının bulunmadığı sınıfız bir toplum" tablosu çizilir. Peki, tarihsel ve sosyo-ekonomik gerçekler gerçekten bunu mu söylüyor? Yoksa bu durum, idealize edilmiş bir "bozkır eşitlikçiliği" mitinden mi ibaret? Meseleye daha derinlemesine baktığımızda görürüz ki; geleneksel toprak köleliği olmaması, o toplumda sınıfsal ve statüsel bir ayrımın bulunmadığı anlamına gelmez. İslamiyet öncesi Türk toplumlarında bal gibi de sınıfsal bir hiyerarşi ve toplumsal eşitsizlik mevcuttu. 1. Toprak Değilse Ne? Mülkiyetin Bozkır Formu: Sürü ve Çadır Tarım toplumlarında güç ve sınıfın ölçütü "toprak mülkiyeti...