ZAMANIN BİRLEŞEN NEHİRLERİ

 

ZAMANIN BİRLEŞEN NEHİRLERİ

İnsanlık tarihi, yüzyıllar boyunca birbirine yabancı duvarların ardında, izole odalarda yazılmış büyük bir anlatı gibi aktarıldı bize. Bir tarafta Avrupa’nın saray dedikoduları ve savaşları anlatılırken, diğer tarafta Asya’nın steplerinde kopan fırtınalar sanki başka bir dünyaya aitmiş gibi sunuldu. Çoğu zaman Roma’nın ihtişamına dalmışken, aynı güneşin altında Hunların veya Çin hanedanlarının hangi sancılarla kıvrandığını görmezden geldik. Oysa zaman, coğrafyalara göre bölünen bir parsel değil; yeryüzündeki tüm halkları aynı anda sürükleyen tek ve devasa bir nehirdir.

Bu kitap, o nehrin yatağını tek bir bakışta görebilmek, tarihin kopuk halkalarını birbirine bağlamak amacıyla kaleme alındı.

Okuyacağınız sayfalar, size sadece kralların doğum tarihlerini veya savaşların kronolojik dökümünü vermeyecek. Bu çalışma, tarihin senkronize ritmini yakalama çabasıdır. Siz bu kitapta Akdeniz’in dalgalarıyla boğuşan Fenikeli bir tüccarı okurken, aynı satırın hemen yanında Çin Seddi’nin arkasında nöbet tutan bir askerin nefesini hissedeceksiniz. Kavimler Göçü’nün Avrupa haritasını parça parça ettiği o kaotik çağda, Asya’nın derinliklerinde hangi büyük domino taşının devrildiğini aynı anda göreceksiniz. Fatih Sultan Mehmed İstanbul surları önünde tarihin seyrini değiştirirken, Avrupa’nın ücra bir köşesinde Gutenberg’in matbaa harflerini dizerken döktüğü alın terine şahit olacaksınız.

Çünkü tarih, ancak eş zamanlı okunduğunda gerçek bir anlam kazanır. Bir coğrafyadaki kıtlık, bir diğer coğrafyadaki büyük göçün ve medeniyet yıkımının habercisidir. Bir sarayda imzalanan barış, okyanusun ötesindeki bir ticaret yolunun ölüm fermanıdır.

Bu eserin temel gayesi; okuyucuyu kronolojinin boğucu ve birbirinden kopuk ezberinden çıkarıp, yeryüzünün ortak hafızasında bir yolculuğa çıkarmaktır. Doğudan batıya, kuzeyden güneye, insanlığın yürüdüğü bu engebeli yolu, zamanın aynı saniyesinde buluşan ortak kader çizgileriyle görebilmektir.

Zamanın birleşen nehirlerinde, insanlığın ortak hikayesine aynı anda şahitlik etmeye hazır mısınız?

Çünkü geçmiş, hiç bu kadar bütünsel ve hiç bu kadar canlı olmamıştı.

Mustafa Sarıkaya

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÖZGEÇMİŞ

BAŞLANGİÇ 2

ÇİFTÇİNİN ÇİLESİ